Ceza Avukatı — İstanbul
Ceza avukatı, ceza yargılamasında şüpheli veya sanığın savunmasını üstlenen (müdafi, CMK m.149-156) ya da mağdur ve katılanın haklarını temsil eden (vekil, CMK m.234 ve devamı) avukattır. MET Hukuk Bürosu, İstanbul merkezli olarak ceza hukukunun soruşturma, kovuşturma, kanun yolları ve infaz aşamalarında hizmet vermektedir. Büro Av. Muharrem Esat Tepe (İstanbul Barosu, Sicil No: 77654) tarafından yürütülmektedir.
Bu sayfadaki içerik, TBB Reklam Yasağı Yönetmeliği m.7/d uyarınca genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut olaya ilişkin değerlendirme için iletişime geçiniz.
Ceza Yargılamasının Aşamaları
Türk ceza yargılaması iki temel evreden oluşur. Soruşturma evresi (CMK m.160-174), suç şüphesinin öğrenilmesiyle Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülür; bu evrede ifade alma, gözaltı, tutuklama, adli kontrol, arama ve el koyma gibi koruma tedbirlerine başvurulabilir. Kovuşturma evresi (CMK m.175 ve devamı) ise iddianamenin kabulüyle başlar; duruşmaların yürütülmesi, delillerin tartışılması ve hükümle sonuçlanır. Savunmanın etkinliği bakımından soruşturma evresindeki işlemler — özellikle ilk ifade — sonraki tüm aşamaları etkileyebilecek niteliktedir.
Şüpheli ve Sanık Hakları
Ceza muhakemesinde şüpheli ve sanık; isnat edilen suçu öğrenme, susma hakkını kullanma (CMK m.147), müdafi seçme ve müdafiden yararlanma (m.149), yakınlarına haber verilmesini isteme, lehine olan delillerin toplanmasını talep etme ve dosyayı müdafii aracılığıyla inceleme (m.153) haklarına sahiptir. İfade alma sırasında yasak usuller (m.148) — baskı, yanıltma, hukuka aykırı vaat — kesin olarak yasaktır ve bu yolla elde edilen beyanlar delil olarak kullanılamaz. Bu hakların zamanında ve doğru kullanılması, savunmanın ilerleyen aşamalardaki etkinliğini doğrudan belirler.
Gözaltı, Tutuklama ve Adli Kontrol
Gözaltı süresi kural olarak 24 saattir; toplu suçlarda en fazla üç gün uzatılabilir (CMK m.91). Tutuklama kararı verilebilmesi için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin ve kanunda sayılan tutuklama nedenlerinin bulunması, ayrıca tedbirin ölçülü olması gerekir (CMK m.100). Tutuklama yerine yurt dışına çıkış yasağı, imza yükümlülüğü veya ev hapsi gibi adli kontrol tedbirleri (CMK m.109 ve devamı) uygulanabilir. Tutuklama ve adli kontrol kararlarına karşı itiraz yolu açıktır (CMK m.267 ve devamı).
Görevli Mahkemeler
Sulh ceza hâkimlikleri soruşturma evresindeki koruma tedbirleri hakkında karar verir. Asliye ceza mahkemeleri, on yıla kadar hapis cezasını gerektiren suçlara; ağır ceza mahkemeleri ise on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlar ile kanunda özel olarak sayılan suçlara bakar (5235 sayılı Kanun m.10-12). İstanbul'da yargılamalar ağırlıklı olarak İstanbul Adliyesi (Çağlayan), İstanbul Anadolu Adliyesi ve Bakırköy Adliyesi bünyesindeki ceza mahkemelerinde görülmektedir.
Kişiye Karşı Suçlar
Türk Ceza Kanunu'nun kişilere karşı suçlar bölümü (TCK m.81-131); kasten öldürme (m.81-83), kasten ve taksirle yaralama (m.86-89), tehdit (m.106), şantaj (m.107), kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (m.109) ve hakaret (m.125) gibi suç tiplerini düzenler. Bu suçların bir kısmı şikâyete bağlı olup, şikâyet sürelerinin ve uzlaştırma kapsamının doğru değerlendirilmesi yargılamanın seyri bakımından belirleyicidir.
Malvarlığına Karşı Suçlar ve Ekonomik Suçlar
Hırsızlık (TCK m.141-142), yağma (m.148-149), güveni kötüye kullanma (m.155), dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık (m.157-158) ile belgede sahtecilik (m.204 ve devamı) suçları, uygulamada en sık karşılaşılan dosya gruplarındandır. Şirket yöneticileri ve çalışanlarına yönelik isnatlar; hileli iflas (m.161), vergi mevzuatından kaynaklanan suçlar ve mali yükümlülük ihlalleri gibi ekonomik suç boyutlarıyla birlikte değerlendirilir. Bu dosyalarda bilirkişi incelemeleri ve mali kayıtların analizi savunmanın merkezinde yer alır.
Bilişim Suçları
Bilişim sistemine girme (TCK m.243), sistemi engelleme ve verileri yok etme (m.244) ile banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması (m.245) suçları, internet üzerinden işlenen dolandırıcılık ve kişisel verilere ilişkin suçlarla birlikte bilişim ceza hukukunun kapsamını oluşturur. Bu dosyalarda dijital delillerin elde edilme usulü (CMK m.134 — bilgisayarlarda arama ve el koyma) ve delil zincirinin bütünlüğü, savunmanın öncelikli inceleme konularıdır.
Kanun Yolları: İstinaf, Temyiz ve Bireysel Başvuru
İlk derece mahkemesinin hükmüne karşı istinaf (CMK m.272 ve devamı), Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına karşı ise belirli koşullarla temyiz (CMK m.286 ve devamı) yoluna başvurulabilir. Olağan kanun yollarının tüketilmesinin ardından, temel hak ihlali iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılması mümkündür. Kanun yolu sürelerinin kaçırılması hak kaybına yol açtığından, sürelerin takibi savunmanın en kritik unsurlarındandır.
Sık Sorulan Sorular
Gözaltı süresi ne kadardır?
Ceza Muhakemesi Kanunu m.91 uyarınca gözaltı süresi, yakalama anından itibaren kural olarak 24 saati geçemez. Üç veya daha fazla kişinin katılımıyla işlenen toplu suçlarda bu süre, her defasında bir günü geçmemek üzere en fazla üç gün uzatılabilir. Gözaltı süresinin dolmasıyla kişi ya serbest bırakılır ya da hâkim önüne çıkarılır.
Tutuklama kararına nasıl itiraz edilir?
Tutuklama kararına karşı, kararın öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde kararı veren merciin belirlediği usulle itiraz edilebilir (CMK m.101/5, m.267 ve devamı). Ayrıca yargılama sürecinde her aşamada tahliye talebinde bulunulması ve tutukluluğun gözden geçirilmesi mümkündür.
Hangi hallerde avukat görevlendirilmesi zorunludur?
CMK m.150 uyarınca; şüpheli veya sanığın 18 yaşından küçük, sağır veya dilsiz ya da kendisini savunamayacak derecede engelli olması halinde veya isnat edilen suçun alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiriyorsa, müdafi görevlendirilmesi zorunludur.
Ağır ceza mahkemesi hangi davalara bakar?
5235 sayılı Kanun m.12 uyarınca ağır ceza mahkemeleri; ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ve on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlar ile kanunda özel olarak sayılan yağma, irtikâp, resmî belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık ve hileli iflas gibi davalara bakmakla görevlidir.
Ceza davasında istinaf süresi ne kadardır?
1 Haziran 2024 tarihinden sonra verilen kararlar bakımından istinaf başvurusu, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde yapılır (CMK m.273). Bu tarihten önce verilen kararlarda ise tefhim veya tebliğden itibaren yedi günlük süre uygulanır.
Güncel Rehberler
- 12. Yargı Paketi'nde Ceza Hukuku: İBAN Düzenlemesi ve HAGB (Son Durum)
- Tutukluluğa İtiraz Nasıl Yapılır?
- Gözaltı Süresi ve Gözaltındaki Kişinin Hakları
- Ceza Davasında İstinaf Süresi ve Usulü
- Adli Kontrol Nedir? Tedbirler ve İtiraz
Son güncelleme: Temmuz 2026. Mevzuat değişiklikleri karşısında güncelliğini yitirmiş bilgiler bulunabilir; bağlayıcı değerlendirme için iletişime geçiniz.